Gönüllerin Kraliçesi Prenses Diana Stili

1980’li yıllarda, İngiltere Veliaht Prensi Charles ile genç yaşında evlenerek hayatımıza girdi Diana. Güzelliği, utangaç bakışları, kızaran yanakları, hafif bükük boynu ile bu masum genç kadını hepimiz çok sevdik. Uzun boylu, beyaz tenli, sarışın, mavi, son derece güzel bayana adeta vurulduk. Doksanlı yılların ortasında, trajik bir trafik kazası ile 36 yaşında aramızdan ayrılana kadar hep ilgi odağımız stil ikonlarından biri oldu. Hala da özlemle ve sevgiyle hatırlanan, zarif ve iyi yürekli bir kadın o.

Prenses Diana, ilk olarak karpuz kollu, uzun beyaz gelinliği ile karşımıza çıktı. Uzun boyu ve ince fiziği sayesinde hemen her kostümü gayet iyi taşırdı. Saray kuralları gereği, resmi kıyafetlerinde bir takım detaylara uygun giyindi. Örneğin çok yüksek topuklu ayakkabılar kullanmadı. Etek boyları belirli uzunlukta, kıyafetleri ise dapdar olmadı. Ancak, son derece zarif bir tarzla karşımıza çıktı.

Lady Diana, gece kıyafetlerinde iddalı renkleri ve desenleri kullanmaktan çekinmemiş. Uzun boyunun avantajından yararlanarak, büyük çoğunlukla uzun ve düz inen abiye kesimleri kullanmış. Onu prenses etek bir abiyenin içinde görmemiz neredeyse imkansız. Saray etkinlikleri içinde olduğu yıllarda, kontrollü yırtmaç ve dekolte kullanmış. Gündüz kıyafetlerinde genellikle döpiyes tarzı takımlarla etkinliklere katılmış. Bu modellerde de yine canlı renkler hakim. Lady Diana, canlı renklerden ve desenlerden bolca zenginleşen bir tarz benimsemiş,

Eşinden ayrıldığı ve yaşının daha olgunlaştığı yıllarda daha iddialı bir tarzı oldu. Gece kıyafetlerinde, daha kısa, dar ve kadınsı modelleri giymeye başlamış. Gündüz kıyafetlerinde ise, daha çok jeanlarin de yer aldığı rahat ama yine şık kombinler kullanmış. En önemli detaylardan biri de Diana’nın değişmeyen kısa saçları. Çok kısa ya da orta uzunlukta olsun, prenses asla çok uzun saçlarla karşımıza çıkmadı. Kısa saçlı kadınların çok hoş görüneceğine ilişkin en iyi örneklerden biriydi.

Kategoriler: Blog,Moda

Comments are closed